Hakkımda

Ortanca çocuğuyum evin, 3'ncü ayın 29'nda saat sabah 5 sularında, 34 trafik kodlu şehirde doğmuşum. "Halil" diye bir ad takmışlar, yaşayacaklarımı seçme şansı tanımadan… Doğduğum günden bu yana hem duygusal hem de fiziksel anlamda köklü değişiklikler oldu desem, sanırım abartmış olmam. Çocukluk yıllarımda haylaz, ilköğretim ve lise zamanlarımda fazlasıyla aksi, şu an devam ettiğim üniversite hayatımda ise sakinim kendimce…

Çocukluğumda zil çalıp kaçamadım hiç. Boyum yetmezdi. Kitapları sevmez yırtardım. Pazar günleri banyo günümdü benim. Banyoya girmemek için kaçar, kovalanır ve sonunda pes eden ben olurdum… Her çocuk gibi ben de anne ve babamdan dayak yemişimdir, yaramazlıklarımdan dolayı. Lunapark ile kaç yaşımda tanıştığımı hatırlamıyorum bile. En sevdiğim kıyafetim, boydan bir tulumumdu. Sünnet törenim ise dillere destandı, hâlâ hatırımda. Sünnetin baltayla yapılacağını zanneden ben, olayın özünü öğrendikten sonra korkuyu da önemsemedim desem yeridir…

Güzel zamanlarım da oldu, zor zamanlarım da. Kâh güldüm, kâh ağladım ama herkes gibi ben de unuttum… Her şeyin geçici olduğunu kabullendim. Önceden kalabalık ortamları sevmeyen ben, şimdilerde kalabalık ortamlardan çık(a)maz oldum. Vakit buldukça da yazılım ve tasarım alanlarına karşı olan merakımı öğrenerek gidermeye çalışıyorum. Ama bazen kendi kendime yetemediğimi -ki bu klasiktir- daha fazla bilgiye ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Kısacası hâlâ küçüğüm, oturup bunları yazabildiğime bile inanmıyorum çünkü okulda tek satır yazmışlığım yoktur. İşte ben buyum. Kafa karıştırıcı ve bir o kadar da öz…