İnsan, inanç ve din yorumu

01 Haziran 2017

İnsan, inanç duygusuyla yaratılan tek varlıktır. Yaradılışından bu yana gerçek kudret sahibine yönelme eğilimi içinde olmuştur. Her ne kadar, akıl ve yetenekleriyle yaşadığı çevrede otoriter bir yapı kurmuş olsa da kendi gücünü aşan bir şeyle karşılaştığı zaman aciz duruma düşer. Sonsuzluğun sahibi, ilmin başlangıç noktası "tek" güç sahibi yaratıcısı onu bu durumdan kurtarabilir ancak.

İnanç, dinin ve insanın temeli olan gerçek kudret sahibine kendini teslim edebilmenin adıdır. Gördükleriyle, duyduklarıyla, dokunduklarıyla ve hissettikleriyle gerçek güç sahibi arasında köprü kurabilmektir.

Din, insanla beraber var olan ve yaşayan hem ferdî hem de sosyal bir gerçekliktir. Belirli kurallar ve düzen içerisinde insanın mutluluğunu amaçlayan, dünyanın her yerinde, tarihin her devrinde bulunan bir kavramdır. İnsanı hem içten hem dıştan kuşatan "bir" disiplindir. İnanç arayışı içindeki insana verilen en büyük armağandır.